Asurlu ve Urartuluları Dize Getiren İskit Türkleri

Yazar: Doç. Dr. Eren Karakoç

Giriş

M.Ö. 5000 yıllarından itibaren Karadeniz’in kuzeyindeki Kırım’dan Çin’e kadar uzanan geniş coğrafyada bozkır kültürünü benimseyen ve Türkler’in ataları olarak bilinen topluluklar yaşamaktaydı. Bunlardan Karadeniz, Hazar Denizi ve Aral Gölü’nün kuzeyinde yaşayanları olan İskitler, Asur ve Urartu kaynaklarına göre M.Ö. 8. Yüzyılda, yaşadıkları yerlerden hareket ederek Kafkasya, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine doğru yayılmaya başlamışlardır. Asya’nın geniş bozkırlarından yola çıkarak Asya kıtasının batı ve güneybatı ucuna kadar ulaşmış olan İskitler, Eskiçağda bu geniş bölgeyi karakteristik özellikleriyle siyasi, sosyal ve kültürel yönden etkilemişlerdir. (iskitler)

İskitlerin yayıldığı coğrafya

Kaynaklarda İskitler

İskitlerin adları ilk kez, Doğu Anadolu’ya hakim olan Urartu kralı Argişti’nin M.Ö. 774’e tarihlenen yıllıklarında geçmektedir. Argişti, yıllıklarında şöyle demektedir: “At binen ve kurtlar gibi uluyan savaşçı İşguluların ülkesine kadar topraklarımı genişlettim.” Bu yıllıklarda adı geçen “İşgulular”, İskitlerdir. Sınırlarını İskit memleketine kadar genişlettiğini belirterek bundan övünç duyan Argişti, herhalde henüz nasıl bir toplulukla karşı karşıya geldiğinin farkında değildi. Zira, günümüz Türkiye ve Ermenistan sınırında yer alan Arpaçay’ın kıyısında, Kanlıca köyü yakınında bulunan kaya yazıtında ve bundan sonraki dönemlere ait diğer belgelerde adları geçen İskitler, gerçekten de İran, Mezopotamya ve Anadolu’ya doğru ilerlemiş ve başta Urartulu ve Asurlular olmak üzere birçok kavimle savaşmışlardır.

İskitlerin Fetihleri

Tarihî kaynaklardan anlaşıldığı üzere İskitler, M.Ö. 9. Yüzyılın sonlarına doğru Karadeniz’in kuzeyine kadar gelmişlerdir. İskit boylarından bir kısmı Avrupa tarafına doğru yayılırken, büyük bir kısmı da diğer bir atlı kavim olan Kimmerleri. Kafkasya Dağları’ndan güneye doğru sürmüşler ve daha da ileriye giderek İran’daki Medlerin ülkesine girmişlerdir. Asur kralı Esardaddon’un yıllıklarına göre, MÖ 679 yılında Asur kralı, İskit hakanı İşkapai’yi daha da ilerlemeden zorlukla durdurabilmiştir. Bu tarihte Urartu kralı olan II. Rusa ise, İskitlerle savaşmaktan kaçınmış ve diğer bir İskit hakanı Sagastara’nın Urartu topraklarını geçerek Kuzey İran’daki Mana ülkesine gitmesine izin vermiştir. Kimi İskit boylarının ülkesini yağmalamasını engellemek için yerleşme izni de vermiştir. II. Rusa, İskitlerin diğer boylarının çevre ülkeleri bir bir ele geçirdiği haberlerini alınca, tıpkı Çin’in Hun akınlarına karşı Çid Seddi’ni inşa etmesi gibi Kuzeybatı İran’dan Van Gölü çevresine kadar uzanan geniş bölgede pek çok şehrinin etrafını geniş surlu kalelerle çevirmiştir. Bu durum İskitler’in askerî yetenek ve güçleri ile çevrede nasıl bir etki yaptıklarını açıkça ortaya koymaktadır. MÖ 7. yüzyıla ait olduğu düşünülen ve İskitler tarafından yapılan çok gelişmiş işçiliğe sahip savaş araç ve gereçleri, Anadolu’da, Urartu kralı II. Sarduri (MÖ 645-635) tarafından inşa edilen ve günmüz Van Şehri sınırları içinde bulunan Çavuştepe’deki şehir kalesinin çevresinde bulunmuştur.

...

MÖ 645 yılında Urartu Devleti’nin başına geçen III. Sarduri, İran’dan gelen Med tehlikesine karşılık paralı İskit askerleri tutmuştur. Buna karşın III. Sarduri, M.Ö. 640 yılında o zamana kadar baş düşmanları olan Asurlular ile de işbirliğine gitmiştir. Bunun sebebi ise İskitlerin diğer boylarının ve Medlerin anlaşarak Urartu ülkesine akınlar düzenlemeye başlamasıdır. Urartuların Asurlulardan yardım almasına rağmen İskit ve Med akınları artarak devam etmiş ve bu devlet M.Ö. 590 yılında yıkılmıştır. Urartular’ın yıkılmasından sonra İskitler’in büyük bir kısmı Sibirya’ya doğru çekilmiş, geri kalan kısmı ise Urartu topraklarında kalmıştır. Bu kalanlar, sonraki zaman zarfında Med ve Pers hakimiyetini kabul etmiştir.

Durdurulamayan İskitler

Yine aynı dönemlerde Batı İran’daki Mana Devleti de, İskitler ile savaşmaktan kaçınmış ve Asur tehlikesine karşı bir kısım İskit Türk’ünü paralı asker olarak ordusuna almıştır. Böylelikle İskitler, Asur yılllıklarında “Aşguzailer” olarak geçmeye başlamıştır. Bu sırada Mana Devleti’nin tedbirine rağmen güçlü Asur, bu ülkeyi fethetmiştir. Ancak Asur’un bölgedeki egemenliği kalıcı olmamış, Zağroslar’ın orta kesimlerinde yaşamakta olan Kaştaritu adlı bir lider, Medler ile Mannealıları bir araya getirmiş ve daha doğudaki asıl İskit gücünü yardıma çağırmıştır. İskitlerin ana gücünün gelişiyle Asurlular bu ülkeden çekilmek zorunda kalmışlardır. Bu sırada batı İran’da bir İskit Devleti kurulmuş, MÖ 673 yılında İskit hakanı İşkarpai ölmüş ve yerine geçen oğlu Partatua, Asur ülkesine saldırma hazırlıklarına girişmiştir. Bunu duyan Asur kralı Esarhaddon, İskitler ile barış yapmak için kızını bu hakana vermiştir. Esarhaddon’un kızıyla evlenen Partatua, bu sefer Asur’un düşmanı olan Med ülkesindeki İrani kavimlere saldırmaya başlamış ve birçok yeri ele geçirmiştir. Dönemin en güçlü sayılan kavmi Asurlulara bile diz çöktüren İskit hakanı Partatua, büyük ihtimalle tüm Türk halklarının tanıdığı Alp Er Tonga’dır.

İskitler, Mısır ülkesine kadar sefer düzenlemişler, MÖ 652-625 yılları arasında ise Asurlulara karşı Med ve Babillilere destek vermişlerdir. Benzer şekilde, M.Ö. 612’de Med kralı Cyaxeres ile Babil kralı Nabopolassar, (Asurbanipal’ın oğlu) İskit askerlerinden oluşturulan müttefik bir kuvvetle Asur kralı Sin-şir-işkun’a karşı harekete geçmiş, Asur’un Mısır’dan yardım almasına rağmen, bu savaşta Asur başkenti Ninive (Ninova) kenti yağmalanmış ve MÖ 609 yılında Asur Devleti tamamıyla tarih sahnesinden silinmiştir. Bu başarıdan sonra İskitler, durmayarak daha güneye doğru hızla hareket edip Suriye’yi ve İsrail krallığı olan Yuda’yı ele geçirmişler ve kutsal kitap Tevrat’ta da bahsolunmuşlardır. Bu dönemde İskitler, Filistin’deki birçok bölgeyi ele geçirmiş ve buralarda M.Ö. 4. yüzyıla kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Yunan tarihçi ve komutan olan Ksenophon’un M.Ö. 4. yüzyılın başlarında Doğu Anadolu bölgesinden “İskitler’in ülkesi” olarak bahsetmesi, İskit etkisinin bölgede uzun süre devam ettiğini kanıtlmaktadır. Kimmerleri önlerine katıp Urartu toraklarına giren İskit boyları ise Doğu’dan Anadolu’ya girmişler ve özellikle Doğu Karadeniz bölgesindeki Termessos (Samsun-Terme) merkez olmak üzere İskit kadınlarının yönettiği bir krallık kurmuşlardır. Bunlar, Yunan ve Roma kaynaklarında bahsi geçen Amazonlardır (İskitlerin Türklüğü ve Amazonların İskit kadınları olduğu hakkındaki makalelerim için bknz. Kendilerini Romalılara ve Yunanlılara Hayran Bırakan İskitler

Kaynaklar

Aksu, 2002 / Hatice Aksu, “Rumî Motifin İlk Öncüleri”, Türkler, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 182-192.
Belli, 1982= Oktay Belli, “Urartular”, Anadolu Uygarlıklar Ansiklopedisi I, İstanbul, 139-208.
Belli, 2001a=Oktay Belli, “Excavations at the Upper and Lower Anzaf Urartian Fortresses”, Istanbul University’s Contribution in Turkey Archaeology in Turkey 1932-2000, ed. Oktay Belli, Istanbul University Rectorate Publication, İstanbul, 165-172.
Belli, 2001b=Oktay Belli, “Giyimli (Hırkanis) Excavation”, Istanbul University’s Contribution in Turkey Archaeology in Turkey 1932-2000, ed. Oktay Belli, Istanbul University Rectorate Publication, İstanbul, 190-194.
Blythe, 2001=James M. Blythe, “Women in the Military: Scholastic Arguments and Medieval Images of Female Warriors”, History of Political Thought, Vol. XXII, No. 2, Summer 2001, 242-269.
Bokovenko, 1996=N. I. Bokovenko, “Asian Influence on European Scythia”, Ancient Civilisataion from Scythia to Siberia, 3/1, 97-119.
Burney, 1971=C. Burney, The Peoples of the Hills, London.
Cernenko, 2005=E. V. Cernenko, Men at Arms, The Scythians 700-300 BC, ed. Martin Windrow, Osprey Publishing, Oxford.
Crielaard, 2009=Jan Paul Crielaard, “The Ionians in the Archaic Period. Shifting Idendities in a Changing World”, The Role of Power and Tradition, Ethnic Constructs in Antiquity, edt. Ton Derks and Niko Roymans, Archaeological Studies, Amsterdam University Press, Amsterdam. Çay, 1983=M. Abdülhaluk Çay, “Anadolu’nun Türkleşmesi I (Selçuklu Öncesi)”, Türk Kültürü Dergisi, sayı 239, Ankara.
Çetindağ, 2002=Yusuf Çetindağ, “Türk Kültüründe Hayvan ve Bitki Motifinin Seyri”, Türkler, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 171-181.
Çilingiroğlu, 1994=Altan Çilingiroğlu, Urartu Tarihi, Bornova. Dönmez, 2002=Şevket Dönmez, “Ön Asya’da İskitler”, Türkler, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 33-44.
Durmuş, İlhami, (1997), “Anadolu’da Kimmerler ve İskitler”, Belleten, sayı 231, TTK, Ankara, 273-286.

Doç. Dr. Eren Karakoç

1988 yılı Ankara doğumluyum. Lisans öğrenimimi Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tarih bölümünde tamamladım. Yüksek lisans ve doktorayı Gazi Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı, Eskiçağ Bilim dalında yaptım. Eskiçağ Tarihi alanında, özellikle Yunan, Roma ve İslam öncesi Türk tarihi hakkında kitap ve makaleler yazmaktayım. Aynı zamanda öğretim görevlisiyim. Evliyim ve bir çocuğum var. Boş zamanlarımda ağırlık kaldırmak, güzel eşim ve tatlı oğlumla vakit geçirmek en büyük eğlencem.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir