Roma, Kuruluşuyla Birlikte Genel Yapısı

  Roma, Kuruluşuyla Birlikte Genel Yapısı

Günümüzü önemli bir şekilde etkileyen belirli imparatorluklar, devletler vardır. Bunlardan birisi de Roma’dır. Roma, gerek hukuk gerekse idari yapı olarak çoğu noktada diğer devletleri etkilemiştir. Bugün ise Roma’nın kuruluşunun 2771. Yıl dönümü. Peki bu yüce imparatorluğun kuruluşu nasıldı? Nasıl bir efsaneyle bezenerek belirli bir bütün oluşturdu. Roma yücedir fakat niye yücedir?

 

Aenes ve truva

Aeneas Truva’dan çıkarken

1 ”Roma coğrafi olarak İtalya’nn merkezinde, Etruria, Apenin’leri Campania ve deniz arasında yer alan Latium bölgesinde ve Tiber nehri üzerindedir. ”Her devletin bir kuruluşu ve bu kuruluşun efsanelerle bezenerek günümüze ulaşan bir tarihi vardır. Romalıların da kendi inançlarına göre Roma, Troia’lı (Truvalı) bir prens olan Aeneas tarafından kurulmuştur.” Kentin ismi Troyalı bir kadın olan Rhorne’den alınmıştır. Başka bir versiyona göre ise Aeneas’ın Tyrsenia isimli karısından doğan oğlu Romylos’un torunu Rhomus tarafından kurulmuştur. Eski efsanelerde ise Akalar tarafından yakılıp yıkıldığı sırada Troya’dan kaçan Aeneas adamlarıyla beraber, Latium’a yerleşmiş, buranın kralı Latius’un kızı Lavinia ile evlenir oğlu Ascanius ise bu sırada Albalonga şehrini kurmuştur. Ascanius’un soyu uzun dönem burada yaşamış, soyundan gelen Procas ölünce varislerden Amulius, kardeşi Numitor’u tahttan indirerek kendisi kral olmuş, kardeşinin kızı Rhea Silvia’yı Vesta tapınağına rahibe yapmıştır. Rhea Silvia’nın tapınakta Mars’tan Romulus ve Remus adında ikizleri olunca Alba kralı Amulius, çocukları bir sepet içine koyarak Tiber nehrine bırakır. Akıntı bunları sürüklerken kıyıda bir kurt (Lev. IV13) tarafından emzirilen çocuklar daha sonra bir çoban tarafından büyütülmüştür. Çocuklar büyüyünce Albalonga’ya giderek kral Amulius’u öldürürler ve Nimutur’u tekrar tahta çıkarırlar. Kendilerine Tiber nehri kıyılarında sandığın takılıp kaldığı yerde bir şehir kurma izni alırlar. Bu sırada iki kardeş arasında kentin adı hakkında kavga çıkınca anlaşmazlık çıkar ve Romulus, Remus’u öldürerek tek başına Palatinus tepesinde Roma Şehrini kurar. Romalılar bu kuruluşu M.Ö. 21 Nisan 753 olarak kabul ederler. Efsanenin devamı niteliğinde olan kısma göre Romulus kenti kurmuş fakat nüfus azlığı sayesinde düşünce içerisine girmişti, şehrin kapıları hırsızlara, kaçaklara ve pek çoğuna açıktı fakat kadın bütünlüğü yoktu, Romalılar da bir eğlencede Sabinelerin kadınlarını kaçırmış daha sonrasında ise ortak yol bulunmuştu. Biraz da sağlam temellere gelirsek..

Antik kayıtlarda, Roma’nın ilk yapısının Romulus tarafından oluşturulduğu belirtilmiştir. Tekrar az önce dediğimize bakarsak belirli bir devlet yapısının önceden var olan düzenlemelerden bağımsız bir şekilde bir şahsiyetin zihninde belirmesi çok nadir bir olaydır. Tekrardan coğrafyaya bakarsak yoğun bir şekilde Hellen ve Etrüsk kültürüyle bezendiğini, bu kültürlerin yoğun bir şekilde varolduğunu ”ki özellikle Etrüsk”. Coğrafyaya bir göz atmadan önce Roma’nın 7 tepesine yeniden bir göz atalım. Bunlar ”2 Palatine Tepesi’nde (Collis Palatinus) Romulus tarafından kurulmuştur. Geri kalan altı tanesinin günümüzdeki adları şu şekildedir; Aventine Tepesi (Collis Aventinus), Capitol Tepesi (Capitolinus), Quirinal Tepesi (Quirinalis), Viminal Tepesi(Viminalis), Esquiline Tepesi (Esquilinus) ve Caelian Tepesi (Caelius). ” Roma kurulmadan önce de o bölgede birlikler ve küçük devletçikler vardır. (Yaklaşık otuz kadar)  Örneğin ulusal bir birlik Apennine Dağları’nın üzerine yayılmıştı. Kuvvetle muhtemelen ortak kökten gelen bazı kabileler oluşturuyordu. Ek olarak Latin devlet yapısına bakılırsa Toskana devlet yapısına benzediği görülecektir. Bir de Samnitelar vardı. Ek olarak Sabine halkı da bu aynı ırktan geliyordu. Bu Toskana, Samnitelar ve Latinlerin kendilerine has kültürleri festivalleri ve inançları vardı. Bazı noktalarda ortak bir parçada bir bütün oluştursalar da keskin olarak ayrı oldukları noktalar vardı. Buna ek olarak Samnite aristokrasisi Toskanalıların ve Latinlerinki gibi değildi, bunun nedeni ise bu halkın lüksü bununla birlikte o zamanın elit kısmında yer alanların örneğin, üst aristokratların o dönem köleleri bulunurdu, besler kendisine baktırır ve lüks bir hayata adım attırırdı kendisini, fakat bu Samnite halkında yerel bir kölelik çok çok az kişi tarafından biliniyordu ya da hiç duyulmamıştı. Herkes kendi işini yapıyor ve gereksinimleri adına birbirlerine bağlıydılar. Dediğim gibi coğrafya kendisine has kültürleri geliştirir ve bunlar da medeniyetin temellerini atar. Politik ve dini açıdan Latin ve Etrurya’ya göre farklıydı, ha bakılırsa Romalılar için her şey bir anda yıldız gibi parlamamıştı. Bu yasalar sivil ve dini düzenlemelerle kendilerine uygun hale getirilmiş benimsenmiş ve geliştirilmişti. Bu coğrafya içerisinde Sabineler, bir dönem kendilerini birlikten ayırmış ve Roma’yla ilişki içerisine girmişlerdi. Bu da Sabinelerin bozulmamış ahlakları, sert duruşları dindarlıkla beraber dürüstlükleri Romalı şairlerce ataları adına methiyeler düzmeleri adına zengin bir içerik sağlamıştı. Her zamanki gibi savaşlar olmuş bunların ilki ise Romulus‘un önderliğinde Veii’ler ile yapılmıştı. Romulus ya da Numa krallık yaparken de, Sabinelerden etkilenilmiş ve yasa ibadet şekilleri az da olsa aristokrasi Roma adına uyarlanmış ve bu sayede Roma daha da güçlenmişti. Unutmamak gerek ki kültürler karışır, etki içerisine girer veya unutulur ya da el değiştirir. Ek olarak, soylular kanlarının saf olma durumunu ki hemen hemen içbir asilzade soylarını Aeneas veya Ulysses’e kadar uzanıyormuş gibi davranmadı. Niehbuh, Roma nüfusunun ilk başta sadece asilzadelerden ve onların çalışanlarından (köle) oluştuğunu, halktan birinin özgür olmasının zaman aldığını hatta bu zaman alma asil olma durumunda ise bir ömür zaman aldığı bazı durumlar da olmuştu. Roma’da güçlü bir kanalizasyon ağı oluşmuştu zamanla hatta Hadrianus’dan kalan örmeler hala kullanılmaktadır.

romulus

Dionysos’a göre Romulus ilk önce toplumunu üç farklı sınıfa böldü. Bunların başında sulh hakimleri ve onbaşılar vardı. Bu onbaşılar kendilerine on şövalye seçerlerdi ve toplumda yaklaşık 300 şövalye olurdu. Bu şövalyelere Celeres denirdi. Tatius’la yapılan savaştan sonra otuz birlik ve üç tane yüzer kişilik şövalye toplulukları kuruldu. Bu toplulukların isimleri Ramnenses, Titienses ve Luceres idi. Plutarkhos’a göre her biri 3000 piyade ve 30 süvariden oluşan askeri birliklerde güçlü kuvvetli olanlar ilk sırada yer alırdı.

 

dionysus

Dionysos

Roma kuruluşundan itibaren üst düzey bir aristokrasiye sahipti. Roma’nın ilk yargıçlarının başında kral bulunurdu. Kral gücünü sadece yönetimde kullanmadığını biliyoruz. Kra kraliyet gücü denilen Dionysos tarafından sınırları çizilen gücünün üzerinde yetkilere sahipti. O başkomutan olarak yüce adaletin ve ibadetin yöneticisiydi. Ek olarak efsanelere dönersek Aeneas’in Roma’ya Etrüskler tarafından getirildiği de söylenir, unutulmamalı ki Aeneas çoğu şehrin kurucusu konumundadır. Bilinen ise Aeneas’ın ahfadları Roma’yı kurmuştur. Etrüskler Romalılar ile iç içeydi ve çoğu konuda onlarla bir oluyordu. Roma’yı idaresi altına bulunturan (yöneten kişi olarak) Etrüskler Etrüskçe konuşup yazmışlardır da. Roma kanla kurulmuştur, Roma uzun süre boyunca ayakta kalmış ve pek çok yerleşimi etkilemiştir. Roma ise kuruluş anında kendisini tamamen yaratana dek Etrüsklerden etkilenmiş ve iyi olanı alıp kendi adlarına onu bir temel haline getirmişlerdi. Romulus öldüğünce Tanrı olarak aftedildi ve her daim Roma’yla kaldı.

Not: Veii Etrüsk savaşları ve devamındaki savaşlarla ilgili ayrı bir yazı gelecektir, o nedenle fazla yer vermedim.

 

Yararlanılan Kaynaklar

1* Prof. Dr. Sabahat Atlan Roma Tarihi’nin Ana Hatları. I.Kısım Cumhuriyet Devri Sayfa 11 3-Roma’nın kuruluş Efsaneleri
2* Roma tepeleri üzerine http://www.musesrealm.net/rome/sevenhills.html
Genel olarak Titus Livius Roma tarihi ve Sabahat Atlan Roma Tarihi’nin Ana Hatları I.Kısım Cumhuriyet Devri ve Dr. İsmail BAYTAK’ın ders notlarından yararlanılmıştır.

 

21 Nisan 753 gününde Romulus Roma şehrini kurdu. roma senatosu

 

Taha Berk Arslan

Romanın kurucusu ve lejyon eğitmeni yahut dağıtıcısı.Bir bilim insanı ,sanat düşkünü, tarih ilgilisi ve Evrenin Sezar’ı. Kozmosun Genetiğini kurarken tek ve gerçek amacı bilinen dünyayı fethetmekti, başarılı mı dersiniz. İstanbul doğumlu olmakla beraber ruhu evrenin özünde dolanıyor, meraklı ve araştırmacı bir kişilik. Belki de bir tirandır.

You may also like...

3 Responses

  1. Sibel dedi ki:

    Keşke Roma her gün kurulsa, diyor insan. Güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık

  2. Etrüsk Türk Bağı isimli bir kitap vardı daha okumadım Roma’nın kuruluşunda veya devamında bir Türk soyu etkisi oluyor mudur acaba?

  3. Nusret Alperen dedi ki:

    Sayın,
    “Romanın Kuruluşu…” başlıklı yazınızı kaynak göstererek MEDENİYET VE PEDAGOJİ TARİHİ adlı kitabıma almak istiyorum.
    İzin verip vermeyeceğiniz hususunda mail adresime bilgilendirmenizi rica ederim.
    Saygılarımla.
    Dr. Nusret Alperen

    nusretalperen1944@Gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir