Mars’ta Organik Yaşam Bulundu?

Bilime meraklı insanlar olarak hayranlık duyduğumuz, sohbet etmek istediğimiz insanlara baktığımız zaman cevrelerine duyarlılıkları ve derin merakları gözümüze çarpan başlıca özelliklerdir. Şimdi birlikte en meraklı arkadaşımızı düşünelim. Çevresindeki her şeyi kurcalayan, sürekli daha ilginç sohbetler için kendi gibi birilerini arayan bir arkadaşımızı işte bu “meraklı” arkadaşımız tam olarak Curiosity. Kızıl gezegenimiz Mars’ın yüzeyine iniş yaptığı 2012 yılının 6 Ağustosundan beri adı gibi merakla çevresini araştırıp, türümüzü marsa taşımalı mıyız? Sorusuna önemli keşiflerle katkıda bulunuyor. Nasa’nın 7 Haziran gününde yaptığı basin açıklamasına göre Curiosity yeni organik moleküller keşfetti. Bu organik moleküllerin bulunduğu yere baktığımızda hiç de yabancı olmadığımız bir yer ile karşılaşıyoruz. Gale Krateri.

Dostumuz Curiosity daha önce bu kraterin derinliklerinde organik moleküllerin izine rastlamıştı ancak bu sefer yüzeye daha yakın yapılan ölçümler heyecanlanmamıza sebep oldu. Ancak şunu belirtmekte yarar var her ne kadar organic moleküller canlı bir şeylerin çağrışımını yapsa da karbon ve hidrojen temelli oksijen ve azot gibi diğer elementleri de içerebilen moleküller için kullandığımız bir terim. İlk analizler sonucu Mars’ın geçmişindeki su ve kayaçların kimyasal etkileşiminin bu organik moleküllerin kaynağı olabileceği düşünülüyor ama Curiosity bulguları bize kesinlikle kaynak hakkında bilgi vermiyor . Peki bu Mars’ta yaşam yok demek mi? Tabii ki hayır, aslına bakacak olursanız Nasa misyonlarının önemli yöneticilerinden Thomas Zurbuchen’e göre bu sonuçlar Mars’ın bize doğru yolda olduğumuzu, Mars’ta yaşam için kanıt aramaya durmadan devam etmemizi söyleme biçimi. Nasa’nın önemli bilim insanlarından  olan Eidenbrode ise bu keşfi şöyle açıklıyor” “Mars yüzeyi yüksek radyasyona maruz kalıyor. Hem radyasyon hem de sert kimyasallar organik madde oluşumunu önlüyor.Bu keşifle birlikte Mars’ın yaşanabilir olduğu zamanlarda biriken ilk beş santimetrelik kayadaki antik organik molekülleri bulmak, Mars’taki organik moleküllerin öyküsünü daha derinlere inecek gelecek misyonlarla öğrenmemiz için iyi bir yol göstericidir.”

Açıklanan son önemli bulgu ise metan salınımı. Uzun sürede toplanan verilere göre Mars’ta yaz aylarında yukselirken kış aylarında düşüşe geçen bir metan salınım trendi var. Ancak bu salınım için de biyolojik temelli  bir kaynağa yönelik bir ize rastlanmadı. Bu keşiflerle birlikte dünya dışı yaşamın izlerini bulamasak da doğru yolda olduğumuzu düşünebiliriz. Nasa’nın Mars 2020 ve Esa’nın ExoMars misyonları teknik olarak çok daha donanımlı bir şekilde sevgili kızıl gezegenimizi anlamamıza olanak sağlayacak. Her keşif gibi anlattığımız bu keşifler de kozmosun genetiğini anlamamız için yeni birer basamak. Yazımı meraklı dostumuz Curiosity’nin özçekimi ile bitirerek her meraklı dostuma bu muhteşem duyguyla dolu bir ömür diliyorum. Bekle bizi kızıl dostum!

Kaynaklar:

1) https://www.nasa.gov/press-release/nasa-finds-ancient-organic-material-mysterious-methane-on-mars

2) NASA/JPL-Caltech/MSSS ( tüm görseller için)

You may also like...

1 Response

  1. Ayşenur Akgün dedi ki:

    Çok merak uyandırıcı bir yazı olmuş. Mars’ı keşfetme yolunda büyük bir başarıya imza atılmış. Bu güzel bilgiler için teşekkürler sayın Karadeniz =)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir