COVID-19 ve Epidemiyoloji

Koronavirüs ve Epidemiyoloji

Yazar: Ahsen İlkyaz
Editör: Taha Berk Arslan

2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkmış olan ve başta Çin olmak üzere birçok ülkede görülen coronavirüs ( bilimsel adıyla Sars-Cov2) salgını şuanda binlerce kişiye bulaştı ve binlercesinin de ölümüne sebebiyet verdi. Sağlık Bakanlığının ülkemizdeki ilk vakayı açıklamasından bu yana resmi olarak Türkiye’de toplam 359 COVID-19 vakası var ve COVID-19 sebebiyle ölen kişi sayısı 4. Sosyal izolasyonun hastalığın yayılması ve salgının kontrolü açısından büyük önem taşıdığı şu günlerde epidemiyoloji, epidemi, pandemi gibi terimleri bilmemiz, konuya olan yaklaşımımızın doğruluğu açısından önem teşkil ediyor. Kozmosun genetiği sitesinde yayınlanacak olan bu ilk yazımda siz okuyucuları, bulaşıcı hastalık epidemiyolojisi hakkında bilgilendirmeye çalışacağım.

Özel bir enfeksiyon etkeninin, enfekte olmuş organizmadan duyarlı başka bir organizmaya direkt veya dolaylı olarak bulaşması sonucunda ortaya çıkan hastalıklara bulaşıcı hastalık ya da enfeksiyon hastalığı denir.[1]

Bulaşıcı hastalıklar tüm dünyada akut sağlık sorunları arasında önemli bir yer tutmaktadır. Gelişmiş ülkelerde belirli risk gruplarını (çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar) üst solunum yolu enfeksiyonu, morbidite ( hastalıklı kişilerin sayısının sağlıklı nüfusa oranı) , mortalite ( hastalığa bağlı ölüm sayısı) , iş kaybı ve buna bağlı ekonomik sorunlar açısından etkiler. Bir toplumda veya belirli bir lokasyonda bir hastalığın o yer ve zaman içerisinde beklenenden daha fazla görülmesine epidemi adı verilir. Pandemi ise bir kıta hatta tüm dünya gibi çok geniş etki alanına sahip salgın durumudur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) COVID-19’u 11 Mart 2020 itibariyle pandemi ilan etmiştir. [2]

Bunun dışında endemik hastalık ise, belirli bir coğrafi bölge veya populasyonda diğerlerine kıyasla izafi olarak yüksek prevalans (risk altındaki nüfusta hastalığa sahip olanların sayısı) ve insidans (risk altındaki nüfusta yeni vaka sayısı) hızı olan hastalıktır. Malarya gibi endemik hastalıklar gelişmekte olan ülkeler için hala büyük bir sorundur.[1]

Bulaşıcı hastalıkların epidemiyolojisi incelenirken en önemli adım enfeksiyon mekanizmasını belirleyerek uygun kontrol yöntemlerinin önünü açmaktır. Enfeksiyon yapan mikroorganizmayı belirlemek, insan vücuduna nasıl girdiği, etkisini nasıl gösterdiği ve bulaşmayı ne yolla sağladığını bilmek salgının kontrolünü sağlamak ve tedavi geliştirme süresini hızlandırmak açısından önemlidir. Uzun süreli salgınlarda bu zordur çünkü uygulanan programın güvenilir olup olmadığını test edebilmek için uzun süreli çalışmalar gerekir. Bu uygulamalar arasında en çok bildiğimiz, sistematik bağışıklama da denilen aşılama programıdır. Aşılama önemli bir tedavi programıdır ve başarısı, gelişmekte olan ülkelerde birçok kez tescillenmiştir. Eldeki kaynakları kullanarak hızlı yapılması gereken bu çalışmalar, araştırma sonucu anlamında başarılı fakat etkin hareket etme anlamında başarısız olabilir. Bu, salgınının epidemiyolojik olarak karakterine ve halkın kontrol yöntemlerine olan uyumluluğuna bağlıdır.

Klinik anlamda yapılacak ilk iş hastalığın varlığını birey üzerinde kanıtlanmasıdır. Tanı koyma, bilimsel yollarla yapılan ve yapılması gereken bir işlemdir. Genellikle laboratuvar çalışmalarına dayanır, ilgili ülkenin sağlık kapasitesi ve halk sağlığı stratejilerine bağlı olarak verimliliği değişir. Unutulmaması gereken nokta, test sonucu yoksa salgının ilerleyişi ve epidemiyolojik karakteri doğru belirlenemez. Bu da birçok açıdan zarara sebep olur. Bir tanı testinin olası 4 sonucu vardır : pozitif, yalancı pozitif, negatif ve yalancı negatif. Pozitif ve negatif sonuçlar doğru kabul edilir. Yalancı pozitif ve yalancı negatif yanlış kabul edilir.

Yapılan ilk testler, hastalığın semptom görülmeyen süresi varsa yanlış negatif çıkabilir. Biyolojik nedenlerden ve teknik hatalardan dolayı yanlış pozitif olabilir. Sonuçlar pozitifse pozitif olma ihtimali, negatifse negatif olma ihtimali açısından değerlendirilmelidir (prediktif değer).

Hastalığın gidişatının belirlenmesi ve gelecekte hangi olasılıkla oluşacağının tahmin edilmesi prognoz olarak tanımlanır. Prognoz süreci en yararlı tedaviyi bulma ve uygulama açısından önem arz etmektedir. Olgu-ölümcüllük hızı veya hayatta kalma olasılığı olarak da ölçülebilir. En basit yol olarak hayatta kalma analizi yapılmalı ve risk grupları üzerinde çalışılmalıdır.

Tedavi çalışmaları için önerilen yöntemlerin, hastalar ve tüm halk tarafından uyumluluk içinde uygulanması, ilerleyiş ve salgının süresi açısından kritik öneme sahiptir. COVID-19un epidemiyolojik olarak daha önceki coronavirüs salgınlarından ( SARS ve MERS ) farklı olduğu anlaşılmıştır. Virüs enfekte ettiği kişinin üst solunum yollarında kendini verimli bir şekilde çoğaltır. Enfekte olmuş bireyler prodromal dönem dediğimiz hastalığın semptomlarının henüz ortaya çıkmadığı dönemde üst solunum yollarında çok miktarda virüs üretirler.[3] Bu bireyler prodromal dönem içerisinde günlük aktivitelerine her şeyden habersiz devam ederler ve bu, virüsün insandan insana bulaşmasını kolaylaştırır. COVID-19un asemptomatik dönemi görece uzundur ve bulaşıcılık oranı bununla ilişkili olarak yüksektir. Bu yüzden alınan karantina ve sosyal izolasyon gibi önlemler bulaşım riskini düşürmek açısından çok büyük önem taşır.

Karantina kurallarına uymak ülkenin hastane kapasitesini birden aşılmaması, enfekte kişi sayısının daha az artması ve tedavi imkanlarının yeterli olabilmesini sağlar. Kesin bir tedavi COVID-19 için bulunamadığından sosyal izolasyon, tedavi çalışmalarının başarılı yapılabilmesi gereken zamanın daha verimli kullanılmasını sağlar. Aksi takdirde salgının kontrolü kaybedilebilir, sağlık hizmeti imkanları yetersizleşebilir ve kritik kayıplar verilebilir.

Lütfen halk olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirelim ve sosyal izolasyon kurallarına uyalım. Kendimizi ve sevdiklerimizi tehlikeye atmayalım! #evindekaltürkiye

Kaynakça:

[1]
Temel Epidemiyoloji
R. Beaglehole, R. Bonita, T. Kjellström
Çeviren: Prof. Dr. Nazan Bilgel

[2]

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-51614548

[3]

COVID-19: what is next for public health?

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir