Alman Savaş Doktrini: Blitzkrieg

 Alman Savaş Doktrini “Blitzkrieg

Blitzkrieg’in Babası Heinz Guderian

1.Dünya savaşında genel olarak savaşlar siper savaşları şeklinde geçmişti. Bu savaş türü yavaş,ilerlemesi ve geçilmesi zor bir savunma savaşı türüydü. Askerler siperler kazıp burada düşmanı yıprattıktan sonra taaruza geçerler gerekirse süngü savaşına girerlerdi. Bu savaş türü 1.Dünya Savaşı’ndan sonra etkisini yitirmeye başladı. Özellikle Almanya’da. 2.Dünya Savaşı’na yaklaşılan yıllarda Almanlar yeni bir savaş doktrini ortaya çıkardılar. Bu doktrinin adı Blitzkrieg idi. Anlamı “Yıldırım Savaşı” olan bu doktrin düşmana ani ve şiddetli şekilde saldırmayı öngörüyordu. Blitzkrieg doktrinin başarılı olabilmesi için dört önemli şart vardı: iyi arazi, iyi hava desteği, iyi lojistik ve iyi eş güdüm. Bu savaş taktiğinde en önemli olay tanklardı. Tanklar, düşman cephe hattına toplu bir şekilde ve hava kuvvetlerinin desteğiyle ani saldırarak düşman hatlarını yarma görevi üstleniyorlardı.

 Düşman askerlerini ve zırhlı birliklerini geri dönerek imha etme,esir alma onların görevi değildi. Bu görevi piyadeler halledecek ve vakit kaybedilmeyecekti. Bu doktrin sayesinde Almanlar, düşman daha ne olduğunu anlayamadan hatlarını yarıyor ve rakip birlikleri saf dışı bırakarak piyadelere işgal için yer bırakıyordu. Doktrinin olmazsa olması olan tanklar birincil kuvvet olarak cepheye sürülüyordu. Yıldırım savaşının amacı düşman birliklerini yok etmek değil, düşman hatlarını sürekli ve hızlı bir şekilde yararak düşmanın savaşma azmini düşürmek,toparlanmasını engellemek ve karşı koymasına şans tanımamaktı.

Kısaca düşmanı felç bırakan bu yaklaşım için Almanlar panzer tümenlerini kurmuştur. Bu tümenler de her tümen kendi içinde piyade ve hava kuvvetlerini barındırmaktaydı. Bir panzer tümeni tankların öncülüğünde saldırdığında uçaklar onlara havadan destek verirken, piyadeler ise geri kalan cephe görevlerini yerine getiriyorlardı. Böylece düşman karşı koyulması çok güç ani bir saldırı ile karşı karşıya kalıyordu. Özellikle Polonya ve Fransa saldırılarında çok işe yarayan bu doktrin, Doğu cephesinde Sovyetler’e karşı aynı başarıyı sağlayamamıştır. Sebep olarak ise öncelikle Polonya ve Fransa saldırıları esnasında uygun hava ve arazi koşulları sayesinde Almanlar Yıldırım Savaşı taktiğini rahat bir şekilde uygulayabiliyor ve düşman bezdirebiliyordu.

Lakin Doğu cephesinde  aynı olay tam manasıyla gerçekleşememişti. Başlar da geniş topraklara sahip olan Sovyet Rusya’da, Sovyet askerlerinin geri çekilip yeni bir hat kurmasını engellemek için Almanlar Yıldırım Savaşı taktiği ile ön cepheden saldırırken ayrıca kanatlardan düşman hattının arkasına sarkarak bir kıskaç hareketi ile etraflarını sarıyor ve yeni cephe hattı kurmalarını engelleyerek Ruslar’a büyük kayıplar verdirtiyordu. Başlarda böyle devam ederek başarılar kazanan Nazi Almanya’sını soğuk havanın gelmesiyle  asfalt olmayan çamurlu yollar,kötü hava koşulları durduracaktı. Batı cephesinde ise Müttefikler’in (özellikle ABD ve Britanya)  üstün Hava Kuvvetleri Almanlar’a Yıldırım Savaşını uygulama fırsatı tanımamıştır.

Kaynakça

  • Görsel 1.0:By Paul Siebert – Yükleyenin kendi çalışması, CC BY-SA 3.0 de, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=9692112

Taha Berk Arslan

Romanın kurucusu ve lejyon eğitmeni yahut dağıtıcısı.Bir bilim insanı ,sanat düşkünü, tarih ilgilisi ve Evrenin Sezar’ı. Kozmosun Genetiğini kurarken tek ve gerçek amacı bilinen dünyayı fethetmekti, başarılı mı dersiniz. İstanbul doğumlu olmakla beraber ruhu evrenin özünde dolanıyor, meraklı ve araştırmacı bir kişilik. Belki de bir tirandır.

You may also like...

2 Responses

  1. Anonim dedi ki:

    Aslında Sovyet cephesinde de ise yaradı ama Hitler sırf isimlerinin psikolojik etkilerinden dolayı Stalingrad ve Leningrad şehirlerinin alınmasında ısrar edince yıldırım harbi uygulanamaz oldu. Sovyet kuvvetleri derinlerde yeniden toparlanabildi, özellikle de Japonlara karşı doğu cephesine ayırdıkları kuvvetleri batı cephesine nakledebilme imkanını elde ettiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir